Rekabet Gücünüzü Artırmak için Alan Adı

Her ne kadar internet denilince akla “uçsuz bucaksız bilgi ağı” gelse de, internet ayrıca “uçsuz bucaksız pazar” anlamına da gelmektedir. Pazarın büyüklüğünün nedeni, bir Alman’ın, yüzünü bile görmediği bir Yeni Zelandalı’ya e-posta aracılığıyla tavan arasındaki çalışmayan saati satabilmesini sağlayabilmesidir. Artık internete girebilen herkes, potansiyel olarak Van kedisinin alıcısıdır. Temel mantıkla bakıldığında sınırların olmadığı söylenebilse de, aslında sınır, ulaşılabilen kişilerdir.

Ulaşılabilen kişilerin sayısını ise, sitenin internet ağındaki erişilebilme ihtimali belirler. Yani X sitesine, bir Brezilyalı’nın girme ihtimali, sitenin pazar sınırıdır. Site sahiplerinin amacı da, işte bu “siteye girilebilme ihtimali”ni artırmaktır.

Bir sitenin ziyaretçi elde etmesi için temel olarak sayılabilecek nedenler ve yöntemler:

* İçerik(ürün, hizmet) kalitesi
* Reklam
* Arama motoru uyumluluğu ya da optimizasyonu(SEO)
* diğerleri

şeklinde genellenebilir. Farklı yazılarda ayrıntılı olarak değinilmeye çalışılacaktır ancak şimdilik, kastedileni anlatmak amacıyla kısa tanımlar verelim:

İçerik(ürün, hizmet) kalitesi:

Bir sitenin içeriği -sunduğu ürün ve himetleri- ne kadar kaliteliyse, ekonomi bilimindeki “Tüketicen Tüketiciye Etki” anlamında doğal gelişim oluşur ve websitesinin ulaşılabilme ihtimali artar.

Reklam:

Doğal gelişime gerek duymadan doğrudan potansiyel alıcıya ulaşabilmek için, suni yollarla ziyaretçi sağlanmasıdır.

Arama Motoru Uyumluluğu:

Buna, İngilizce’den çeviri yaparak “Arama Motoru Optimizasyonu” denilmektedir. Ancak “optimizasyon” sözcüğünü çevrilmiş olarak nitelemek mümkün olmadığı için, “uyumluluk” demeyi tercih ediyorum. Terimsel olarak SEO(Search Engine Optimization) olarak adlandırılan arama motoru uyumluluğu, sitenin arama motoruna uyumluluğunu artırarak, arama sonuçlarındaki sıralamasını yükseltme çabasıdır.

Konu çok geniş olduğu için bu başlık altında sadece, alan adının SEO’daki önemine değinerek, neden aynı site için birden çok alan adına ihtiyaç duyulduğunu belirtmeye çalışcağım.

Arama motorlarının amacı, sitelerinin içeriklerini ve kullanıcıya yararlarını anlamaya çalışarak, sıralama yapmaktır. Arama motorları da site olduğu için, ne kadar iyi sıralamalara sahiplerse, kullanıcı sayıları o kadar artacaktır. Yani bir arama motorunun sıralama yapmaktaki becerisi, kendi arama motoru uyumluluğunu gösterir. Şu an için Google en iyi arama motoru olarak nitelendiriliyor. Bu nedenle anlatımda temel alınan motor, Google’dır.

Google siteleri sınıflayan, internetin en büyük dizinidir. Siteleri sınıflandırırken, sayısı 200′ü aşkın olduğu söylenen prensipten faydalanır. Bunların çoğunluğu kamuya açık olmayan prensiplerdir. Dolayısıyla arama motoru uyumluluğundan bahsedilirken dile getirilenler, deneyim ve mantıksal yorumlardan ibarettir.

Google siteleri sınıflandırırken, sitenin “hangi konuda içerik sunduğunu” anlamaya çalışır. Bunun için yukarıda belirttiğimiz prensipleri kullanır. Konumuzla ilgili olarak alan adı, bu prensipler içinde öne çıkanlardan biridir, diyebiliriz. Çünkü bir site için kullanılan alan adı, çoğunlukla içeriği direkt olarak yansıtan niteliktedir ve eğer alan adı bir anlam ifade ediyorsa, içerik hakkında geniş ve kati bilgi verir. Örneğin, “araba.com” alan adına sahip bir sitenin içeriğinin “arabalar” olma ihtimali, “genetik mühendisliği” olma ihtimalinden oldukça yüksektir. Tabii ki, bu mantık yürütmesi her zaman doğru değildir. Örneğin “yildirim.net”, “yıldırımlar” hakkında bilgi vermemektedir.

Alan adlarının, kullanıcının güvenirliğini sağlamaya, akılda kalıcı olmasına, vb yönelik olarak seçilmesi nedeniyle arama motorları da, belirttiğimiz gibi alan adını, içeriği yansıtan temel faktörlerden birisi olarak görmektedir. Bu nedenle her hangi bir mal ya da ürüne yönelik sitelerde, şartlar el veriyorsa alan adı bu yönde seçilmeli, ürünü veya hizmeti doğrudan yansıtan sözcüklerden seçilmelidir. Bu, hem kullanıcının güvenini sağlaması hem de arama motoru tarafından site sınıflandırırken, artı puan almayı sağlar.

Peki alan adı seçimi nasıl yapılacaktır?

İlk akla gelen ve önceden kullanılan yöntem, Google’da en çok aranılan sözcüğü kullanmaktır. Örneğin “araba” araması çoksa, araba.com kaydedilmelidir. Eğer “araba satın al” araması, “araba” aramasından çoksa, bu kez “arabasatinal.com”, “araba.com”‘dan daha iyi bir seçim haline gelecektir(sadece arama motoru uyumluluğu düşünülmektedir). Ancak dediğimiz gibi bu eski yöntemdir.

Yeni yöntem; siteden satılan ürün ya da hizmetle ilgili olabilecek herkesin bir şekilde siteye getirilmesini sağlamak amacıyla, birden çok alan adıyla çalışmaktır. Yani, “araba” araması için “araba.com”, “araba parçaları” için “arabaparcalari.com”, “araba satın al” araması için “arabasatinal.com”, “araba parçaları satın al” için “arabaparcalarisatinal.com” alan adlarını bir arada kullanmaktır. Çünkü “araba.com” her ne kadar kaliteli bir alan adı olsa da, “araba parçaları satın al” aramasında üst sıralarda çıkması beklenmez. Özel çalışma yapılıp, araba.com’u bu aramada yükseltmek yerine(bir çok arama yükseltmek yerine), daha uygun alan adlarının kullanıldığı siteleri yükseltmek ve hepsini bir havuz olarak kullanmak daha kolay ve kesin çözümdür. Bu sayede, araba ile ilgilenen potansiyel müşterileri, dolambaçlı yoldan bile olsa ürününüzle buluştabilirsiniz.

Yan alan adlarını hangi kıstaslara göre alacağız?

Ana alan adı olarak araba.com’u aldığımızı düşünelim. Şimdi sırada, “acaba internet kullanıcıları hangi aramaları çok yapıyorlar” sorusu var. Bu sorunun cevabı, kullanacağımız yan alan adlarını belirleyecek.

Hangi aramaların çok yapıldığını belirlemek için:

* Adwords anahtar sözcük yardımı
* Google insights
* Word Tracker
* Google (bir sözcük yazmaya başladığınızda size sunulan tavsiyeler)
* Google (bir arama yaptıktan sonra sayfa altında size sunulan tavsiye aramalar)
* Yahoo (bir sözcük yazmaya başladığınızda size sunulan tavsiyeler)
* Wonder wheel (Google’da arama yaptıktan sonra sol tarafta görebilirsiniz. Arama ile ilgili kümeleşmeleri verir)
* Sitenizin sayacını takip ederek, hangi aramalarda üst sıralarda olmasanızda ziyaretçi aldığınızı görebilirsiniz
* Rakip sitelerin kategori isimleri
* Sizin aklınıza gelen aramalar

gibi site, vb’leri kullanabilirsiniz.

Örnek olarak araba.com’dan devam edelim:

“araba.com”u ana sitemiz olarak kullanıyoruz diyelim. Yan siteler olarak:

1. satilikaraba.com
2. arabamodelleri.com
3. ikincielaraba.com
4. sifiraraba.com
5. arabailan.com
6. arabafiyatlari.com
7. arabalar.com
8. …..

şeklinde, alan adlarını da kaydedip, bunları da yan siteler olarak kullanabiliriz. Hatta hiç kimse bizden kaçamasın diyorsanız, arabaoyunu.com, arabaresimleri.com gibi alan adlarını da alıp, araba ile ilgilenen 7-70 herkesi kapsamınıza alabilirsiniz. Unutmamak gerekir ki, insanlar her gün araba almazlar. Bugün lisede okurken “ferrari resimleri”ne bakan birisi, 4-5 yıl sonra “araba fiyatları” diye arama yapacaktır.

Siteleri nasıl birleştireceğiz?

Yan alan adlarımızı, arama sonuçlarında üst sıralara çıkarmayı başardıysak, sıra, alt siteleri kullanan ziyaretçileri, asıl satış yapılan ana siteye yönlendirmeye gelecektir.

Yönlendirme için temel ve en basit yöntem, kendi reklam ağımızı kurmaktır. Yan sitelere koyacağımız reklamlar ve yazı içlerinde vereceğimiz yönlendirmelerle, ziyaretçiyi asıl siteye çekebiliriz. Kısacası, daha önce yaptığımız yatırımı, ücretsiz reklam kaynağı olarak kullanmış olabiliriz.

Yan alan adlarını reklam alanı olarak kullanmak istemiyorsanız, bu siteleri de ana ürününüzü yayınlayan siteler olarak tasarlayabilirsiniz. Örneğin, “araba parçası” satan ana sitenizin, “arabaakusu.com” yan sitesinde, sadece araba aküsü satmanız için de bir sakınca yoktur. Ziyaretçiyi ana siteye ulaştırmaktaki amaç, ana sitenin gelişmiş olması nedeniyle kullanıcı gözünde daha güvenilir olacağıdır. Şüphesiz ki güvenilir siteden ürün satma ihtimali, 3-4 sayfalık, basit bir siteden ürün satmaktan çok daha kolaydır. Ancak siz, yan alan adlarına sahip sitelerde de güveni sağlayabilirseniz, yönlendirmelerle hiç uğraşmadan tüm pazarı elinizde tutabilirsiniz.

Son olarak, “neden bu zahmet” sorusunu yanıtlamak gerekiyor sanırım. Ürünlerin kar oranları hakkında en ufak bilgim olmaması nedeniyle farazi örnekler vereceğim. Diyelim ki dediğimiz gibi “arabaakusu.com”u geliştirdiniz ve haftada X akü satmayı başardınız. Kazancınız 100 lira olsun. Peki masrafınız ne kadar oldu? XX lira olsun. Sonuçta elinize ne geçmiş? Zamanla(büyük ihtimalle çok kısa sürede) masrafını çıkaran, gelir elde ettiren ve satmayı düşündüğünüzde mutlaka masrafınızdan daha yüksek fiyata satabileceğiniz bir siteniz olmuş. 3 sözcükten oluşup da binlerce, hatta milyon dolara satılan alan adlarının değeri umarım daha iyi anlaşılmıştır.

Kaynak

About

Domain Biliçlendirme Platformu

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

How to whitelist website on AdBlocker?